0Item(s)

Sepetinizde hiç ürün yok.

Product was successfully added to your shopping cart.

maker alanları

Maker alanı (makerspace) nedir?

            Makerspace bir okul, kütüphane ya da bir kamu veya özel tesis içinde bulunabilen, içerisinde ileri teknoloji araçları barındırabilen veya hiçbir teknolojik özelliği olmayan materyalleri de barındıran, öğrenmek, keşfetmek ve paylaşmak için kullanılan bir alandır. Bu alanlar çocuklara, yetişkinlere ve girişimcilere açıktır. 3D yazıcılar, lazer kesiciler, cnc makineleri, lehimleme ütüler ve hatta dikiş makineleri dâhil çeşitli maker ekipmanlarına sahip olabilir. Bununla birlikte, bir maker alanının, maker alanı olarak kabul edilmesi için bütün bu malzemelere sahip olmasına gerek yoktur. Diğer bir deyişle bu bir zorunluluk değildir. Eğer kartonunuz, legolarınız ve sanat malzemeleriniz varsa, maker alanınız oluşturmuş olabilirsiniz.

            Aslında bir alan yaratma işi maker’ın hiçbir şeyden bir şey yaratabilme çabası ve maker olmanın özünde yer alan kendi meraklarınızı ve keşiflerinizi ortaya çıkarma zihniyetiyle ilgilidir.  Bu mekânlar ayrıca fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında kritik 21. yüzyıl becerilerine ihtiyaç duyanları hazırlamaya yardımcı oluyor. Bu tür alanlar hands-on öğrenmeyi teşvik ederek eleştirel düşünme becerilerinin gelişmesine yardımcı oluyor ve hatta özgüveninizi geliştirmenize yardımcı olur.  Bir makerspace alanında öğrenilen becerilerin bazıları elektronik, 3B baskı, 3B modelleme, kodlama, robot teknolojisi ve hatta ahşap işleri olarak örnek verilebilir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi bu alan tamamen maker’ın zevklerine, merakına ve ilgilerine göre şekillenir. Ayrıca Makerspaces ler girişimciliği teşvik ederek iş kurma için inkübatör ve hızlandırıcı etki yaratıyor.

            Maker alanınızı oluştururken göz önünde bulundurmanız gerekenler

            Bir Makerspace başlatma düşüncesi göz korkutucu olabilir. Makerspaces ile ilgili birçok yazı okudunuz, birçok örneğe bakarak harika örnekler gördünüz ve şimdi kendi alanınızı yaratmak istiyorsunuz. Peki, nerden başlamak lazım?

  • En yeni Makerspace trendlerini ve kurallarını takip edin!

Bunu yaparak, Makerspace'inizi barındırmak için ideal alanın ne olacağını, bütçenizi ve ihtiyacınız olan materyal ve araçları daha kolay belirleyebilirsiniz.

  • Doğru mekanı bulun!

Her Makerspace, her birinin kendine özgü toplumu yansıtan tasarım öğelerine, kaynaklara ve araçlara sahip olması anlamında benzersizdir. Makerspace konumunu seçme sürecine çok amaçlı bir bakış açısıyla yaklaşmak en iyisidir. Makerspace konumunu seçme sürecine çok amaçlı bir bakış açısıyla yaklaşmak en iyisidir.

Aslında, kütüphane veya kafeteryada bile geçici olarak her yere bir Makerspace kurabilirsiniz. Pek çok okul, toplum tarafından ihmal edilen veya kullanılmayan alanları yeniden değerlendiriyor.

8 Ocak 2019 Salı 14:57:22 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık maker alanları,

sosyal inovasyon

Sosyal İnovasyon Nasıl Desteklenir

Toplumda değişim yapmanın önemine vurgu yapan sosyal inovasyon kavramı son yıllarda sıkça duyuluyor. Peki sosyal inovasyon nedir? Bu kavramın özünde toplumun büyük bir bölümünü ilgilendiren iyileştirme ve düzeltmelerin yapılması için yenilikçi yaklaşım modelleri benimsenmekte ve sosyal yenilik olgusuna vurgu yapılmaktadır. Bu noktada sosyal inovasyon toplumun tamamı için sürdürülebilir bir yaşam alanı meydana getirmek için temel sorunlar olan çevresel, kültürel ve ekonomik problemlere yenilikçi çözümlemeler getirip bunları uygulamayı amaçlamaktadır. Bunlar hedefe ulaşmak için kâr amacı güden veya gütmeyen kuruluşlar ile bireysel veya grup halindeki girişimcilerin, aldıkları destekler ile sosyal inovasyon projeleri sayesinde yapılmaktadır.

Sağlık sektörünün iyileştirilmesi, gıdanın güvenliği, göç, yoksullukla mücadele, şiddet, çevre problemleri gibi birçok sorun sosyal inovasyon için değerli konulardandır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta sosyal inovasyonun temelinde ekonomik bir kazanç elde etme amacının olmayışıdır. Toplumu güçlendirme sürecini teşvik eden sosyal inovasyonun nasıl destekleneceğini yazımızın devamında inceleyelim.

1. Ortak Amaç Etrafında Birleşmek

Bireyselliğe meydan okuyan ve değişim için birlikte hareket etmeyi ön gören yaklaşımda, her şeyden önce ortak bir hikâye yaratılmalıdır. Bu hikâyede toplumsal dönüşüme vurgu yapan ve farklı yönleri tabir yerindeyse kucaklayan bir anlatı oluşturulmalıdır. Kişiler arasında da ortak bir terminolojinin oluşturulması gereklidir. Bu durum kişilerin hedefe ulaşma yolunda birlikte hareket etmelerinin ön koşuludur.

2. Gerçek Değerlere Dokunmak

Fikirlerin tam anlamıyla çalışan ve işe yarayan hizmetlere dönüşümü noktasında destek sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Ölçeklendirme yapılırken başarılı bir süreç için toplumların değerlerindeki en ince noktaların bulunması yani gerçek noktalara değinilmesi gerekir. Sosyal inovasyon haritası çerçevesinde toplumsal sorunu bulmak için öncelikle o toplumun gerçeklerini ve değerlerini saptayarak ihtiyaç olanı belirlemek lazımdır. Aynı zamanda sürecin tüm taraflarını harekete geçiren uyumlu bir ortam da kurulmalıdır.

3. Katılımı Artırmak

Fikirlerin ortaya çıkması için yeni alanların oluşturulması gerekiyor. Bu noktada sanal ortamlar ve sosyal medya oldukça yararlıdır. Görünürlüğün ve erişilebilirliğin artması için bu platformlar sosyal inovasyon örnekleri ve çalışmaların gelişebileceği mecralardır. Bütünün parçalardan daha değerli olduğunun bilincinde olmak sosyal inovasyon için bir motto olup bu doğrultuda bloglar ve konuşmalar da kişilerin veya toplulukların birbirlerine ulaşmasında ve yeni fikirlerin yayılmasında oldukça etkili bir araç olarak kullanılıyor.

4. Deneyimlemek

Sosyal inovasyon ekosistemi için oluşturulma, desteklenme ve sürdürülme kısa vadeli bir olay değildir. Sürecin neredeyse yaşam boyu devam ettirilmesi gerekiyor. Ayrıca deney yapmak ve öngörüler oluşturmak riski azaltıp kaynakları korumaya yardım edeceğinden oldukça faydalıdır. Fon veren kişi veya kurumlar da riskin durumuna dikkat edeceklerdir.

8 Ocak 2019 Salı 14:54:09 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık sosyal inovasyon,

Her yerde görmeye alıştığımız inovasyon nedir? 

Herkes yenilik yapabilir fakat her yeniliği inovasyon olarak adlandıramayız. İnovasyon, yeni şeyler yapmanın yollarını bulmak; bir başka deyişle radikal fikirler geliştirmek ve geliştirilen bu radikal fikirleri somutlaştırmak anlamına geliyor. İnovatif düşünceyle iş modelinize getireceğiniz yenilikler, vakit ve nakitten tasarruf etmenizi sağlayacağı gibi rekabet ettiğiniz sektörün kurallarını belirlemenize de yardımcı oluyor. 

Üretilen fikirleri hayata geçirerek pazara dinamizm katacak ürünler yaratmak veya mevcut ürün ailesine getirilecek radikal yenilikler, şirketler için hayati önem taşıyor. İş hacmini büyütmek ve başarı elde edebilmek için katalizör görevi gören inovasyon, şirketlerin pazarda öncü bir konum elde etmesinde büyük bir rol oynuyor. 

Bu noktada şirketler, inovatif düşünceye dönemsel olarak bakmaktansa inovatif düşünceyi kurum kültürüne adapte ederek başarı ve büyüme gibi faktörleri alışkanlık haline getirmeliler. İnovatif düşünce her zaman için “yenilikçi düşünme” ve “yaratıcı problem çözme” ile beraber iş stratejinizin yerleşik bir parçası olmalıdır. 

Başarılı bir inovasyon projesi nasıl oluşturulur? 

Daha önce de söz ettiğimiz gibi iş planına ya da stratejisine inovatif düşünceyi kalıcı olarak yerleştirmek ilk adım olarak düşünülebilir. Bu sayede düşünceler daha fazla manevra alanı bularak gelişim alanı yakalayacaktır. Bu noktada şirket çalışanlarının da iş stratejisine dahil olması son derece önemli. Her çalışanın konuya daha farklı bakabileceğini unutmamak gerekiyor. Zira en ufak bir kıvılcım, projenizin çok daha hızlı ilerlemesini sağlayabilir. 

Bir diğer husus, yaptığımız işi tanımak, stratejimizi oluşturmak ve harekete geçmek. Örneğin; bir kitapçı, müşterilerin oturup kitap okuyabilmesi için bir okuma odası oluşturabilir. Bir kuaför daha az kimyasal madde barındıran saç bakım ürünleri tercih edebilir. Bir muhasebeci karmaşık süreçleri daha rahat yönetebilmek için yeni nesil teknolojiye sahip çözümlerden yararlanabilir. İnovasyona yönelik bir stratejiye sahip olmak, işletmenizin başta kendi alanı olmak üzere nasıl daha yenilikçi olabileceğini zaman içerisinde gösterir.

 Adım adım ilerleyecek olursak;

 

  • Yer aldığınız pazardaki eğilimleri iyi bir şekilde analiz ederek, ürünlerinizi bu yönde ve bir adım ötesinde geliştirmeye başlayın, 
  • İş modelinizi geliştirip, düzene sokarak maliyetleri azaltmanın yollarını arayabilirsiniz. Enerji kullanımınızı yönetmek; maliyetlerinizi düşürmek için iyi bir başlangıç olabilir, 
  • Araştırmacı, eğitim kurumu, start-up ve diğer şirketlerle iş birliği yapabilirsiniz. 
  • Şirket, devlet kurumları, ticari yayınlar ve sektör derneklerinin hazırladığı piyasa raporlarından bilgi toplayabilirsiniz, 
  • İş inovasyonu kültürünü ve çalışanlarla yeni fikirleri hayata geçirebilirsiniz. İnovasyonun, risk almaktan korkmayan, denemenin değerini bilen  bir kültürde gelişeceğini unutmayın, 
  • Yapacağınız Ar-Ge yatırımları, inovasyonu bir kurum kültürü haline getirebilmeniz için kilit bir rol oynuyor. 
  • Finansal performansınızı ve süreçlerinizi düzenli olarak gözden geçirebilirsiniz, 
  • Müşterilerinizi ve hedef kitlenizi daha iyi anlamak için sosyal medya ve diğer iletişim araçlarını kullanmayı unutmayın.
8 Ocak 2019 Salı 14:52:14 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık inovasyon,

endustri40

Endüstri 4.0, yaşadığımız ve bildiğimiz dünyayı değiştiriyor. Bu değişimin en önemli ayaklarından birini oluşturan 3 boyutlu baskı teknolojisi, üretim bantlarını fabrikalardan küçük atölyeler ve evlere taşıyor. 

18. yüzyılda dokumacılık alanında başlayan, Henry Ford ve otomobil fabrikaları ile hız kazanan makineleşme sayesinde yaşanan endüstriyel devrim süreci, günümüzde 3 boyutlu yazıcılar ile yeni bir boyut kazanıyor. 3 boyutlu yazıcılar ile yeni bir dönüşüm sürecine giren üretim endüstrisine gelmeden önce bu noktaya nasıl geldiğimizi kısaca irdeleyebiliriz. 

Üretime standart kavramı yerleşiyor 

Henry Ford ve otomobil fabrikalarıyla başlayan seri üretim süreci (İkinci Endüstriyel Dönem’in başlangıcı olarak da kabul edebiliriz) bir başka deyişle Fordist Üretim Süreci’ni en basit şekilde, fabrikalara yerleştirilen üretim bantları ile aynı üründen yüzlerce üretilmesi ile tanımlayabiliriz. 

Fordist Üretim Süreci, sanayi tarafından benimsenmeden önceki dönemlerde bir ürünün yapımı tamamlanmadan, diğer ürünün yapımına başlanmıyordu. İş verimliliği açısından oldukça olumsuz olan bu duruma karşı üretim bantlarını ortaya koyan Henry Ford, her bir işçinin üretim bandı üzerinde belirli bir görevi üstlenmesini sağlamıştır. Bu sayede işçiler, üretilen her araba için aynı işlemi uygulamış, Standardizasyon üretim sektöründe değişmez kıstaslardan biri haline gelmiştir. 

70’li yıllara gelene dek giderek kemikleşen ve kendi kitlesini (tüketim toplumu) oluşturan seri üretim kavramı, bu dönemde yeni bir dönüşüm yaşamaya başladı. Amerika Birleşik Devletleri’nde düşmeye başlayan bilgisayar fiyatları, hızlı bir şekilde dünyanın kalan kısmına yayılarak üretim endüstrisinde bilgisayar ve otomasyon döneminin kapılarını açtı. 1900’lerin başından itibaren standart hale gelen üretim sürecine bilgisayar, otomasyon ve robotik teknolojilerinin eklenmesi, üretimde insan faktörünün de aynı oranda azalmasını sağladı. 

Henry Ford’un endüstri dünyasının geleceğini tanımlayacak “Bir müşteri arabasını istediği renge boyatabilir… Siyah olduğu müddetçe.” sözünün üzerinden 100 seneden fazla zaman geçerken, endüstri ve üretim bantları 3 boyutlu yazıcılarla yeni bir değişim sürecinden geçiyor. 

Seri üretim, kendi yarattığı “canavar” tüketim toplumunun ihtiyaçlarını karşılama konusunda kimi zaman yetersiz kalırken, bireylerin “farklılaşma” arzusuna da yenik düşüyor. 

3B Baskı vs Seri Üretim 

3 boyutlu baskı teknolojileri, özellikle son yıllarda hızlı bir şekilde gelişerek fabrikalardan evde kurulan atölyelere kadar geniş bir yelpazede kendisine yer bulmaya başladı. Kullanım alanlarına göre farklı boyutlarda geliştirilen 3 boyutlu baskı makineleriyle kişisel üretim çağının da temellerini atıyor.

3 boyutlu baskı teknolojisini şirketler ekseninde değerlendirecek olursak; 3 boyutlu baskı teknolojisiyle beraber gelişen eklemeli üretim modelinin geleneksel tedarik zincirleri ve geçtiğimiz yüzyıldan kalan iş modellerini değiştirdiğini gözlemliyoruz. Tüketim toplumunun yarattığı “bireylerin ihtiyaç temelli arayışlarına” yanıt olan 3 boyutlu baskı teknolojisi, yeni nesil dijital dünyanın ve dolayısıyla Endüstri 4.0’ın da mihenk taşları arasında yer alıyor. Bu noktada özellikle maliyetlerini düşürmek ya da bireylerin ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilmek adına eklemeli üretimin şirketler için “inovatif” bir hareketten çok zorunluluğa dönüştüğünü ifade edebiliriz. 

3 boyutlu baskı teknolojisinin kullanım alanlarına bakacak olursak, oldukça geniş bir alana yayıldığını görüyoruz. Sağlık, eğitim, mimari, sanat, savunma sanayi, kuyumculuk, prototip ve kalıplama gibi farklı alanlarda kendisine yer bulduğu gibi, bu alanlarda yedek parça üretiminin de yolunu açıyor. 

Okulların da (Özellikle üniversitelerin) 3 boyutlu baskı teknolojisine de diğer birçok yeni nesil teknoloji gibi ev sahipliği yapması, eğitim-sanayi iş birliğinin de devamı anlamını taşıyor.

  

3B Baskı Ekosistemi ve Eğitim İmkanları 

Üniversiteler, 3 boyutlu baskı teknolojilerinin benimsenmesi ve tabana yayılması konusunda büyük önem taşıyor. 3 boyutlu baskı teknolojileri, üniversite çatısı altında yeni nesil bilimsel ve test modellerinin oluşturulması özelinde son derece önemli. Bu noktada özellikle proje tabanlı öğrenimle beraber öğrencilerin hayatına giren 3 boyutlu baskı makineleri, birçok araştırmanın yapılmasına da olanak sağlıyor. 

Bu noktada 3 boyutlu baskı teknoloji ekosisteminin eriştiği seviyeye bakacak olursak, bu alanda alınacak eğitimlerin gelecek için ne denli önemli olduğunu daha net bir şekilde gözlemleyebiliriz. 

2013 yılında 3,7 milyar dolar olan 3 boyutlu baskı sektörünün yıl bazında yüzde 20-35 aralığında büyüme yaşaması beklenirken, önümüzdeki 10 yıllık süre zarfında 12 milyar dolar seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. 

Bu rakamları önemli kılan nokta ise, ilerleyen dönemde herkesin 3 boyutlu yazıcı sahibi olarak önemli iş fırsatları yakalayabilme şansına sahip olması. Hali hazırda baskı makinelerinin fiyatları son kullanıcı için yeterince düşük olmasa da kısa bir süre sonra 70’li yıllarda bilgisayar fiyatlarında yaşandığı gibi fiyatlarda bir düşüş yaşanması bekleniyor. İnternetten edinebileceğiniz model ve paketler sayesinde evdeki yazıcılar ile arzu ettiğiniz nesneleri üretebileceğiniz gibi küçük ve orta ölçekli girişimler tarafından kurulacak olan 3 boyutlu baskı merkezlerinden de yararlanabileceksiniz. 

Değişen endüstriyel düzen ve dünyada yer edinebilmek; hatta geleceğin iş dünyasının bir parçası olabilmek adına 3 boyutlu baskı dünyasını iyi bir şekilde anlamamız gerekiyor. Bu konuda üniversitelerin müfredatlarına aldıkları yeni nesil dersler ve uygulamalı 3 boyutlu yazıcı kullanımı büyük önem taşıyor. Üniversitelerin bu alanda sunduğu eğitimlerin yanı sıra bireysel olarak edinebileceğiniz online sertifika programları yer alıyor. Coursera, Lynda ve Udemy gibi online eğitim platformlarından alabileceğiniz eğitim programları sayesinde evde kendi fabrikanızı kurarak dilediğiniz üretimi yapabilir, kendinize yeni kazanç sağlayabilirsiniz. Bunun yanı sıra geleceğin meslekleri arasında yer alan “3B Tasarımcı”, “Yazıcı Teknisyenliği” ve “Bakım Mühendisliği” ve “3B Kalıpçılık” gibi alanlarda kendinize yer bulabilirsiniz.

3 Ocak 2019 Perşembe 13:40:53 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık

startup

Ekonomideki son trendlerden olan start-up özellikle genç girişimcilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Pazar ihtiyacını gidermek için yeni fikirlerle ortaya çıkan girişimcilerin en büyük gayesi sektörde yer edinmek. Büyüme hedefiyle yola koyulan start-upların ne yazık ki büyük bir çoğunluğu hedeflenenin aksine uzun soluklu olamıyor. Öte yandan bazı start up projeleri de hızlı bir ivme kazanarak değerlerini kısa vadede katlayarak büyüyor. Peki, bu girişimleri diğerlerinden ayıran ve onları başarılı kılan olmazsa olmaz özellikler neler?

1. Doğru Zamanlama

Başarılı startup örnekleri içerisinde sayılan girişimlerin piyasada yer edinebilmesinin en önemli kriterlerinden biri doğru zamanlamadır. Fazla erken davranmak veya uzun yıllar beklemek girişimin büyümesine ket vuran bir durum. Bu nedenle teknik yapısı ve tasarımı tamamlanmış hazır bir girişim kullanıcılar ile buluşturulmalı ve akabinde süreç takibine başlanılmalıdır. Startup aşamaları kapsamında kullanıcıların geri bildirimleri ile girişimin büyüme hızı gibi tüm istatistiki veriler değerlendirilmeli, eksikler giderilmeye çalışılmalı ve kararlı hamleler yapılmalıdır.

2. Sermaye

Fikriniz ne kadar farklı ve ilgi uyandırıcı olsa da başarılı startuplar için hatırı sayılır bir sermayeye ihtiyacınız olacaktır. Bu nedenle girişime destek sağlayıp yatırım yapacak kaynaklar bulmak son derece elzemdir. Öte yandan hali hazırda var olan sermayenizi de girişimin büyümesinin durmaması adına kontrollü kullanmaya ve bütçe planlaması yapmaya dikkat etmelisiniz.

3. Kararlılık ve Öz Disiplin

İyi bir girişimcilik için fikrinize bağlı kalmak ve farklı yollara sapmadan hedefinize ilerlemek gerekiyor. Özellikle ilk safhada girişime odaklanmak ve kendinizi bir anlamda projenize adamak gerekiyor. Bu noktada öz disiplini sağlamak için günün belli saatleri çalışmak yerine belirleyeceğiniz haftalık ve aylık hedeflere ulaşmak için zaman kıstası koymadan iş üzerine yoğunlaşmak gerekiyor.

4. Üretken Bir Ekip

İşini sahiplenen bir ekiple çalışmak sizi başarıya götürmede büyük rol oynayacaktır. Yeni fikirlerin üretildiği, deneme yanılmalarla müşteri taleplerinin tespit edildiği bir iş ortamı son derece verimlidir. Teknik donanımları yanında yaratıcı bireylerden oluşan motivasyonu yüksek bir ekip ile çalışmak büyük bir şans olarak görülmelidir. Ayrıca ekibin birbirleri ile uyumu da büyüme sürecindeki desteğin sağlanmasını beraberinde getirmektedir.

5. Sosyal Medyanın Gücü

Girişiminizi hedef kitleye tanıtmak ve pazarlama yapmak için en etkin yer sosyal medyadır. Güçlü sosyal medya profilleri takipçi sayınızın artmasını sağlayacaktır. Bu noktada girişimize bir marka görüntüsü vermek için uygun profil fotoğrafı koymalı, tanıtım yazısı yazmalı ve gerekli detayları takipçilerinizle paylaşmalısınız. Ayrıca girişimiz hakkında kaliteli içeriklerin aktif paylaşımı da bağlantılarınızın artmasını sağlayacaktır.

3 Ocak 2019 Perşembe 13:37:46 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık Başarılı startuplar, Başarılı startup örnekleri, Startup aşamaları, Start up projeleri, Girişimcilik,

Deneysel öğrenmenin en eğlenceli yolu

Bir duman detektörünün içini açıp incelediğinizi düşünün. Arduino size buna benzer bir deneyim sunmakla birlikte bu deneyimi çok daha kompakt ve kolay uygulanabilir bir hale getirir. Burada önemli olan üreteceğiniz mekanizmaya uygun Arduino kitini seçmeniz.  Mobil ya da nesnelerin interneti ile ilgili bir proje yapmak istiyorsanız daha portatif ve düşük enerjiyle çalışabilen kitleri seçmelisiniz.

Projenin temeli: Taslak oluşturmak

Projenin başında küçük bir kodlama taslağı oluşturmanız tavsiye edilir. Bu sizin projenize geniş bir çerçeveden bakmanızı sağlar. Bu kodlamayı yapabilmek için temel düzeyde C bilgisi gerekse de yararlanacağınız hazır kit, C kodlama bilginizi geliştirmenize de yardımcı olur. Eğer bu konu size yabancı geliyorsa, endişeye kapılmayın. Arduino kitleri ile temel düzeyde programlamayı kolayca öğrenerek uygulayabilirsiniz.

Basit Düşünmek

Kendinizi zorlu projelerle yormayın. Her şeyde olduğu gibi Arduino’da da temelden başlamak ve yavaş yavaş gelişmek en kalıcı öğrenme biçimi. Önce tekli teknikleri ve konseptleri, basit mekanizmaları öğrenin. Örneğin; önce bir LED ışığı kodlama ile kontrol etmeyi, daha sonra LED ışıkla bağlantı kurduğunuz bir nesneyi kontrol etmeyi deneyin. Unutmayın, amaçladığınız tüm projeler (büyük projeler de dahil) kısa zamanlarda yapılabilir küçük bölümle ayrılabilirler. Öncelikle bu parçaları kendi içinde doğru bir şekilde kurgulamalı, sonrasında genel projeyi ortaya çıkarmalısınız.

Arduino Kitaplıkları

Arduino temelde bir öğrenme projesi olsa da pratikliğin önemini yadsıyamayız. Çalıştırmak istediğiniz mekanizma için gerekli kodlar önceden yazılmış olabilir. Bu noktada öğrenmek için kodları baştan yazmak isteyebilirsiniz. Ancak hazır kodların üzerinden değişiklik yapaprak da öğrenme sürecinizi devam ettirebilirsiniz. Bu hazır kodlar aynı zamanda size zaman da kazandıracaktır.

Arduino Notları

Tek bir programla çalışmaya başlasanız da o programın farklı farklı kullanım versiyonları olduğunu unutmayın. Hangi hamleyi neden yaptığınızı, hareketlerinizin sonunda hangi sonuçları elde ettiğinizi not etmeniz sizi sonradan çok rahatlatacak bir yöntem olacaktır. Notlarınızı rahat kopyalama ve kullanabilme açısından elektronik ortamda saklamanızda fayda var ancak tercihinize göre defterinize de not alabilir, sonrasında bu notlarınızı gözden geçirerek yeni projeniz için öğrendiklerinizi tekrar edebilirsiniz.

3 Ocak 2019 Perşembe 13:35:13 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık arduino,

Ekonomideki son trendlerden olan start-up özellikle genç girişimcilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Pazar ihtiyacını gidermek için yeni fikirlerle ortaya çıkan girişimcilerin en büyük gayesi sektörde yer edinmek. Büyüme hedefiyle yola koyulan start-upların ne yazık ki büyük bir çoğunluğu hedeflenenin aksine uzun soluklu olamıyor. Öte yandan bazı start up projeleri de hızlı bir ivme kazanarak değerlerini kısa vadede katlayarak büyüyor. Peki, bu girişimleri diğerlerinden ayıran ve onları başarılı kılan olmazsa olmaz özellikler neler?

1. Doğru Zamanlama

Başarılı startup örnekleri içerisinde sayılan girişimlerin piyasada yer edinebilmesinin en önemli kriterlerinden biri doğru zamanlamadır. Fazla erken davranmak veya uzun yıllar beklemek girişimin büyümesine ket vuran bir durum. Bu nedenle teknik yapısı ve tasarımı tamamlanmış hazır bir girişim kullanıcılar ile buluşturulmalı ve akabinde süreç takibine başlanılmalıdır. Startup aşamaları kapsamında kullanıcıların geri bildirimleri ile girişimin büyüme hızı gibi tüm istatistiki veriler değerlendirilmeli, eksikler giderilmeye çalışılmalı ve kararlı hamleler yapılmalıdır.

2. Sermaye

Fikriniz ne kadar farklı ve ilgi uyandırıcı olsa da başarılı startuplar için hatırı sayılır bir sermayeye ihtiyacınız olacaktır. Bu nedenle girişime destek sağlayıp yatırım yapacak kaynaklar bulmak son derece elzemdir. Öte yandan hali hazırda var olan sermayenizi de girişimin büyümesinin durmaması adına kontrollü kullanmaya ve bütçe planlaması yapmaya dikkat etmelisiniz.

3. Kararlılık ve Öz Disiplin

İyi bir girişimcilik için fikrinize bağlı kalmak ve farklı yollara sapmadan hedefinize ilerlemek gerekiyor. Özellikle ilk safhada girişime odaklanmak ve kendinizi bir anlamda projenize adamak gerekiyor. Bu noktada öz disiplini sağlamak için günün belli saatleri çalışmak yerine belirleyeceğiniz haftalık ve aylık hedeflere ulaşmak için zaman kıstası koymadan iş üzerine yoğunlaşmak gerekiyor.

4. Üretken Bir Ekip

İşini sahiplenen bir ekiple çalışmak sizi başarıya götürmede büyük rol oynayacaktır. Yeni fikirlerin üretildiği, deneme yanılmalarla müşteri taleplerinin tespit edildiği bir iş ortamı son derece verimlidir. Teknik donanımları yanında yaratıcı bireylerden oluşan motivasyonu yüksek bir ekip ile çalışmak büyük bir şans olarak görülmelidir. Ayrıca ekibin birbirleri ile uyumu da büyüme sürecindeki desteğin sağlanmasını beraberinde getirmektedir.

5. Sosyal Medyanın Gücü

Girişiminizi hedef kitleye tanıtmak ve pazarlama yapmak için en etkin yer sosyal medyadır. Güçlü sosyal medya profilleri takipçi sayınızın artmasını sağlayacaktır. Bu noktada girişimize bir marka görüntüsü vermek için uygun profil fotoğrafı koymalı, tanıtım yazısı yazmalı ve gerekli detayları takipçilerinizle paylaşmalısınız. Ayrıca girişimiz hakkında kaliteli içeriklerin aktif paylaşımı da bağlantılarınızın artmasını sağlayacaktır.

25 Aralık 2018 Salı 14:32:41 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık startups,

Endüstri 4.0, yaşadığımız ve bildiğimiz dünyayı değiştiriyor. Bu değişimin en önemli ayaklarından birini oluşturan 3 boyutlu baskı teknolojisi, üretim bantlarını fabrikalardan küçük atölyeler ve evlere taşıyor. 

18. yüzyılda dokumacılık alanında başlayan, Henry Ford ve otomobil fabrikaları ile hız kazanan makineleşme sayesinde yaşanan endüstriyel devrim süreci, günümüzde 3 boyutlu yazıcılar ile yeni bir boyut kazanıyor. 3 boyutlu yazıcılar ile yeni bir dönüşüm sürecine giren üretim endüstrisine gelmeden önce bu noktaya nasıl geldiğimizi kısaca irdeleyebiliriz. 

Üretime standart kavramı yerleşiyor 

Henry Ford ve otomobil fabrikalarıyla başlayan seri üretim süreci (İkinci Endüstriyel Dönem’in başlangıcı olarak da kabul edebiliriz) bir başka deyişle Fordist Üretim Süreci’ni en basit şekilde, fabrikalara yerleştirilen üretim bantları ile aynı üründen yüzlerce üretilmesi ile tanımlayabiliriz. 

Fordist Üretim Süreci, sanayi tarafından benimsenmeden önceki dönemlerde bir ürünün yapımı tamamlanmadan, diğer ürünün yapımına başlanmıyordu. İş verimliliği açısından oldukça olumsuz olan bu duruma karşı üretim bantlarını ortaya koyan Henry Ford, her bir işçinin üretim bandı üzerinde belirli bir görevi üstlenmesini sağlamıştır. Bu sayede işçiler, üretilen her araba için aynı işlemi uygulamış, Standardizasyon üretim sektöründe değişmez kıstaslardan biri haline gelmiştir. 

70’li yıllara gelene dek giderek kemikleşen ve kendi kitlesini (tüketim toplumu) oluşturan seri üretim kavramı, bu dönemde yeni bir dönüşüm yaşamaya başladı. Amerika Birleşik Devletleri’nde düşmeye başlayan bilgisayar fiyatları, hızlı bir şekilde dünyanın kalan kısmına yayılarak üretim endüstrisinde bilgisayar ve otomasyon döneminin kapılarını açtı. 1900’lerin başından itibaren standart hale gelen üretim sürecine bilgisayar, otomasyon ve robotik teknolojilerinin eklenmesi, üretimde insan faktörünün de aynı oranda azalmasını sağladı. 

Henry Ford’un endüstri dünyasının geleceğini tanımlayacak “Bir müşteri arabasını istediği renge boyatabilir… Siyah olduğu müddetçe.” sözünün üzerinden 100 seneden fazla zaman geçerken, endüstri ve üretim bantları 3 boyutlu yazıcılarla yeni bir değişim sürecinden geçiyor. 

Seri üretim, kendi yarattığı “canavar” tüketim toplumunun ihtiyaçlarını karşılama konusunda kimi zaman yetersiz kalırken, bireylerin “farklılaşma” arzusuna da yenik düşüyor. 

3B Baskı vs Seri Üretim 

3 boyutlu baskı teknolojileri, özellikle son yıllarda hızlı bir şekilde gelişerek fabrikalardan evde kurulan atölyelere kadar geniş bir yelpazede kendisine yer bulmaya başladı. Kullanım alanlarına göre farklı boyutlarda geliştirilen 3 boyutlu baskı makineleriyle kişisel üretim çağının da temellerini atıyor.

3 boyutlu baskı teknolojisini şirketler ekseninde değerlendirecek olursak; 3 boyutlu baskı teknolojisiyle beraber gelişen eklemeli üretim modelinin geleneksel tedarik zincirleri ve geçtiğimiz yüzyıldan kalan iş modellerini değiştirdiğini gözlemliyoruz. Tüketim toplumunun yarattığı “bireylerin ihtiyaç temelli arayışlarına” yanıt olan 3 boyutlu baskı teknolojisi, yeni nesil dijital dünyanın ve dolayısıyla Endüstri 4.0’ın da mihenk taşları arasında yer alıyor. Bu noktada özellikle maliyetlerini düşürmek ya da bireylerin ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilmek adına eklemeli üretimin şirketler için “inovatif” bir hareketten çok zorunluluğa dönüştüğünü ifade edebiliriz. 

3 boyutlu baskı teknolojisinin kullanım alanlarına bakacak olursak, oldukça geniş bir alana yayıldığını görüyoruz. Sağlık, eğitim, mimari, sanat, savunma sanayi, kuyumculuk, prototip ve kalıplama gibi farklı alanlarda kendisine yer bulduğu gibi, bu alanlarda yedek parça üretiminin de yolunu açıyor. 

Okulların da (Özellikle üniversitelerin) 3 boyutlu baskı teknolojisine de diğer birçok yeni nesil teknoloji gibi ev sahipliği yapması, eğitim-sanayi iş birliğinin de devamı anlamını taşıyor. 

3B Baskı Ekosistemi ve Eğitim İmkanları 

Üniversiteler, 3 boyutlu baskı teknolojilerinin benimsenmesi ve tabana yayılması konusunda büyük önem taşıyor. 3 boyutlu baskı teknolojileri, üniversite çatısı altında yeni nesil bilimsel ve test modellerinin oluşturulması özelinde son derece önemli. Bu noktada özellikle proje tabanlı öğrenimle beraber öğrencilerin hayatına giren 3 boyutlu baskı makineleri, birçok araştırmanın yapılmasına da olanak sağlıyor. 

Bu noktada 3 boyutlu baskı teknoloji ekosisteminin eriştiği seviyeye bakacak olursak, bu alanda alınacak eğitimlerin gelecek için ne denli önemli olduğunu daha net bir şekilde gözlemleyebiliriz. 

2013 yılında 3,7 milyar dolar olan 3 boyutlu baskı sektörünün yıl bazında yüzde 20-35 aralığında büyüme yaşaması beklenirken, önümüzdeki 10 yıllık süre zarfında 12 milyar dolar seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. 

Bu rakamları önemli kılan nokta ise, ilerleyen dönemde herkesin 3 boyutlu yazıcı sahibi olarak önemli iş fırsatları yakalayabilme şansına sahip olması. Hali hazırda baskı makinelerinin fiyatları son kullanıcı için yeterince düşük olmasa da kısa bir süre sonra 70’li yıllarda bilgisayar fiyatlarında yaşandığı gibi fiyatlarda bir düşüş yaşanması bekleniyor. İnternetten edinebileceğiniz model ve paketler sayesinde evdeki yazıcılar ile arzu ettiğiniz nesneleri üretebileceğiniz gibi küçük ve orta ölçekli girişimler tarafından kurulacak olan 3 boyutlu baskı merkezlerinden de yararlanabileceksiniz. 

Değişen endüstriyel düzen ve dünyada yer edinebilmek; hatta geleceğin iş dünyasının bir parçası olabilmek adına 3 boyutlu baskı dünyasını iyi bir şekilde anlamamız gerekiyor. Bu konuda üniversitelerin müfredatlarına aldıkları yeni nesil dersler ve uygulamalı 3 boyutlu yazıcı kullanımı büyük önem taşıyor. Üniversitelerin bu alanda sunduğu eğitimlerin yanı sıra bireysel olarak edinebileceğiniz online sertifika programları yer alıyor. Coursera, Lynda ve Udemy gibi online eğitim platformlarından alabileceğiniz eğitim programları sayesinde evde kendi fabrikanızı kurarak dilediğiniz üretimi yapabilir, kendinize yeni kazanç sağlayabilirsiniz. Bunun yanı sıra geleceğin meslekleri arasında yer alan “3B Tasarımcı”, “Yazıcı Teknisyenliği” ve “Bakım Mühendisliği” ve “3B Kalıpçılık” gibi alanlarda kendinize yer bulabilirsiniz.

25 Aralık 2018 Salı 14:28:26 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık endüstri40, üretim bantları,

Günümüzün popüler akımlarından Arduino ile mutlaka tanışmışsınızdır. Bu yazımız Arduino ile tanışmış olup kendi kendine denemeye karar verenler için pratik başlangıç önerilerinden oluşuyor. Piyasada satın alabileceğiniz hazır kitler işinizi kolaylaştırsa da birkaç önemli noktayı ve ipuçlarını öğrenerek Arduino deneyiminizi çok daha pratik ve eğlenceli bir hale getirebilirsiniz.

Deneysel öğrenmenin en eğlenceli yolu

Bir duman detektörünün içini açıp incelediğinizi düşünün. Arduino size buna benzer bir deneyim sunmakla birlikte bu deneyimi çok daha kompakt ve kolay uygulanabilir bir hale getirir. Burada önemli olan üreteceğiniz mekanizmaya uygun Arduino kitini seçmeniz.  Mobil ya da nesnelerin interneti ile ilgili bir proje yapmak istiyorsanız daha portatif ve düşük enerjiyle çalışabilen kitleri seçmelisiniz.

Projenin temeli: Taslak oluşturmak

Projenin başında küçük bir kodlama taslağı oluşturmanız tavsiye edilir. Bu sizin projenize geniş bir çerçeveden bakmanızı sağlar. Bu kodlamayı yapabilmek için temel düzeyde C bilgisi gerekse de yararlanacağınız hazır kit, C kodlama bilginizi geliştirmenize de yardımcı olur. Eğer bu konu size yabancı geliyorsa, endişeye kapılmayın. Arduino kitleri ile temel düzeyde programlamayı kolayca öğrenerek uygulayabilirsiniz.

Basit Düşünmek

Kendinizi zorlu projelerle yormayın. Her şeyde olduğu gibi Arduino’da da temelden başlamak ve yavaş yavaş gelişmek en kalıcı öğrenme biçimi. Önce tekli teknikleri ve konseptleri, basit mekanizmaları öğrenin. Örneğin; önce bir LED ışığı kodlama ile kontrol etmeyi, daha sonra LED ışıkla bağlantı kurduğunuz bir nesneyi kontrol etmeyi deneyin. Unutmayın, amaçladığınız tüm projeler (büyük projeler de dahil) kısa zamanlarda yapılabilir küçük bölümle ayrılabilirler. Öncelikle bu parçaları kendi içinde doğru bir şekilde kurgulamalı, sonrasında genel projeyi ortaya çıkarmalısınız.

Arduino Kitaplıkları

Arduino temelde bir öğrenme projesi olsa da pratikliğin önemini yadsıyamayız. Çalıştırmak istediğiniz mekanizma için gerekli kodlar önceden yazılmış olabilir. Bu noktada öğrenmek için kodları baştan yazmak isteyebilirsiniz. Ancak hazır kodların üzerinden değişiklik yapaprak da öğrenme sürecinizi devam ettirebilirsiniz. Bu hazır kodlar aynı zamanda size zaman da kazandıracaktır.

Arduino Notları

Tek bir programla çalışmaya başlasanız da o programın farklı farklı kullanım versiyonları olduğunu unutmayın. Hangi hamleyi neden yaptığınızı, hareketlerinizin sonunda hangi sonuçları elde ettiğinizi not etmeniz sizi sonradan çok rahatlatacak bir yöntem olacaktır. Notlarınızı rahat kopyalama ve kullanabilme açısından elektronik ortamda saklamanızda fayda var ancak tercihinize göre defterinize de not alabilir, sonrasında bu notlarınızı gözden geçirerek yeni projeniz için öğrendiklerinizi tekrar edebilirsiniz.

25 Aralık 2018 Salı 14:22:37 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık arduino, ardino giriş, temel düzey arduino,

Öğrenme ve eğlence aynı anda!

Çocuklar dünyaya sınırsız bir merakla doğarlar. Zorlu sorular sorarak, hayal güçlerini kullanarak her zaman çevrelerindeki dünyayı keşfetmeye çalışırlar. Peki,  okula başladıklarında ne olur? Neden meraklarını sınırlandırmaya ve bilgiyi geleneksel yöntemlerle dikte etmeye çalışıyoruz? Çocuklar neden aynı anda öğrenmeye ve oynamaya devam edemiyor? Bugün artık Eğitimciler oyun yoluyla öğrenmenin, aslında çocuğun yaşından bağımsız olarak iyi bir öğrenme şekli olduğu konusunda hem fikir olmuş durumdalar.

Oyunun önemi         

Oyun zamanı olumlu duygular ile güçlü bir şekilde ilişkilendirilir ve çocuklar keyifli zaman geçirdiklerinde öğrenmeye daha açık olurlar. Sonuç olarak, çocuklar eğlenirken daha iyi öğrenirler ve öğrenmenin kendisi daha keyifli hale gelir. Geleneksel eğitim yöntemlerinin zorluklarından biri pasif öğrenme anlayışlarıdır. Oysaki çocuklar oynadıklarında, öğrenme sürecine daha fazla dâhil olurlar. Ve çocuklar öğrenmeyle meşgulken, yeni bilgileri ezberlemek yerine, gerçekten içselleştirerek öğrenirler.

            Her çocuğun kendi öğrenme hızı ve tarzı vardır. Oyun oynamak, çocukların kendi öğrenme yollarını kişiselleştirmelerine yardımcı olmak için harika bir fırsattır. Tek tipleştirilmiş ve herkese genellenmiş bir yaklaşım yerine, çocuklar oynayarak öğrenebilir ve kendi yollarını bu şekilde bulabilirler. Oyun yoluyla öğrenme hem çok eğlenceli hem de oldukça etkili bir öğrenme yöntemi olarak kabul edilir. Ebeveynler ve öğretmenler, oyun zamanının çocukların kendi zamanları olduğunu ve gerçekten eğlenceli olması gerektiğini akılda tutmalıdır. İlgi çekici öğrenme içeriği ile eğlenceli oyunlar oynamak, çocuklar için öğrenmeyi daha kalıcı hale getirir.

            Öğrencilere öğrenmelerini hayata geçirmeleri için ve öğrenmeye karşı filtrelerini düşürmek için anlamlı fırsatlar sunmanın kolay ve yaratıcı yollarından biri de öğrenmeyi eğlenceli hale getirmektir! Öğretmenler, öğrenmeyi çekici ve eğlenceli kılan etkinlikleri kullanırken, öğrenciler aktivitenin içine daha fazla katılmaya ve risk almaya istekli olurlar. Öğrenirken eğlenmek de bilginin daha iyi tutulmasına yardımcı olur çünkü süreç keyifli ve unutulmazdır. Bu da bilginin geri hatırlanmasını daha kolay hale getirir. Diğer bir deyişle daha “hatırlanası” öğrenme anları oluşturur.

Birkaç tavsiye

Çocuğunuzu veya öğrencinizi, eğitimiyle ilgili neler olduğu konusunda görüşlerini ifade etmeye teşvik edin. Onun beğenilerini, hoşlanmadıklarını veya endişelerini ifade etmenin rahat olduğunu hissettiği açık bir ortam yaratın.

            Öğrenme, çocukların ilgi alanlarına adapte edildiği zaman eğlenceli hale gelir ve çocuklar öğrenmeye başlar. Çocuğunuzun kalıcı öğrenme deneyimlemesini istiyorsanız onu büyüleyen konuları ve konuları keşfetmeye teşvik edin. Ve tabi ki her zaman oyun oynamasına izin verin!

18 Aralık 2018 Salı 14:31:42 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık öğrenme,