0Item(s)

Sepetinizde hiç ürün yok.

Product was successfully added to your shopping cart.

maker space

Maker Space; 

  • İhtiyacı olan şeyleri bulamadığında objeleri kullanarak üreten.
  • Yanlış yapmaktan mutlu olan.
  • Bir problemle karşılaştığında, karşılaştığı problem yokmuş gibi yapmak yerine sürekli deneyerek gerçeğe bir adım daha yaklaşan.
  • Motive, inaççı ve proaktif şekilde cevap veren.
  • Kimsenin cevaplamadığı sorularda kendi cevabını bulan.
  • Tüketim kültüründe üretime çözüm bulan.
  • Hayalin gücüne inanan.
  • Ve deneyimini kendine saklamayan paylaşan ve işi eğlenceli tutan kişidir. 

Etrafımızdaki sistemleri nasıl kırabilir ve yeniden yapılandırabiliriz? 

Bu akım çok ciddi şekilde yaygınlaşıyor ve dünyada her şehirde bunun şüpheleri mevcut.

Bu organik bir yapı ve kuralları tamamen o bölgedeki ve o grubun içindeki insanlar tarafından koyuluyor. 

Dez avantajlarından biri teknolojiyi ön planda tutması. Teknolojiyi ön planda tutukları için biraz daha kapalı yapıları mevcut ve zaten teknik altyapısı olan insanlar orada bir araya gelip fikirler geliştirebiliyor. Ama eğer siz bunun biraz daha dışındaysanız bu sistemin içine entegre olmanız gerçekten çok kolay değil. 

Makerspace bir okul, kütüphane ya da herhangi bir teknoloji aracına yüksek teknoloji kullanarak öğrenme, keşfetme ve paylaşma için ayrı bir kamu / özel tesis içinde ortak çalışma alanıdır.  

Bu alanlar çocuklar, yetişkinler ve girişimcilere açıktır ve 3D yazıcılar, lazer kesiciler, cnc makineleri, lehim ütüler ve hatta dikiş makineleri dahil olmak üzere çeşitli yapım ekipmanlarına sahiptir.  

Bu mekânlar ayrıca, 21. yüzyılın kritik becerilerine ihtiyaç duyanları bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında hazırlamaya da yardımcı oluyor ve  öğrenme becerilerini kazandırıyor aynı zamanda eleştirel düşünme becerilerine yardımcı olur ve hatta özgüvenini arttırıyor. Makerspace'de elektronik, 3d baskı, 3D modelleme, kodlama, robotik ve hatta ahşap işleme ile ilgili edinilen becerilerin bir kısmı, aynı zamanda girişimciliği teşvik etmekte ve girişimcilikleri ve iş girişimleri için hızlandırıcı olarak kullanılmaktadır. 

Türkiye’de kurulmuş Maker Atölyeleri  

İstanbul MakerLab: MakerLab.cc networkünün bir parçası olan, İstanbul Beyoğlu’nda DAM coworking alanı içerisinde bulunan Istanbul MakerLab, Türkiye’nin ilk maker atölyesidir. 

Atölye İstanbul: Atölye Istanbul daha çok tasarım odaklı bir ortak çalışma alanı. Bir maker alanına da sahip atölyede farklı disiplinlerden kişilerin beraber üretimine yönelik bir mekan sağlıyor. 

Garaj: Farklı etkinliklere ve talk’lara da ev sahipliği yaparak kişileri maker kültürü merkezinde farklı konularda bir araya getiriyor. 

STEM Çocuk Atölyesi: 4 yaştan itibaren STEM ve MAKER felsefesinin yaygınlaşmasını amaçlayan atölye, 21. YY becerilerinin eğitime montesi üzerine, otonom bireyler yetiştirme amacıyla Ümraniye’de 2015 sonunda kurulmuştur. 

15 Kasım 2018 Perşembe 13:36:08 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık maker space, maker alanları,

stem eğitimi

Stem Eğitimi 

Çağı yakalamak artık yeterli değil, ona öncülük etmek de gerek.  Öncülük, inovasyonu, inovasyon ise alternatif eğitim yöntemlerini şart koşuyor. Sonuç olarak içinde bulunduğumuz büyülü dijital çağ eğitimi de dönüştürüyor. 21. Yüzyılı sorgulayan, üreten, deneyen, yanılan ve tekrar denemekten çekinmeyen beyinler yönetiyor. Bilindik meslek grupları popülerliğini yitiriyor hatta makineler tarafından yerlerinin alınacağını düşünen pek çok meslek grubu gelecek kaygısı yaşıyor. Bu kaygının tamamen varsayım olduğunu söyleyemeyiz. Yapay zeka gibi bir kavramın hayatımızda daha fazla yer edineceğinin sinyallerini verdiği bir ortamda bu gelişmelere uygun, çağı takip edebilecek bireyler yetişmeli. STEM de bu öngörülerle yola çıkılarak tasarlanmış bir eğitim modeli. STEM şimdinin ve geleceğin en önemli disiplinlerine ağırlık veriyor ve ismini Science (Bilim), Technology (Teknoloji), Engineering (Mühendislik), Math (Matematik) alanlarının baş harflerinden alıyor. 

Neden Stem?

 Bir problemi uzun süre çözmeye çalışırken aklınıza konuyla ilgili olmayan başka bir keşfin geldiği mutlaka olmuştur. Hatta hiç aklımızda yokken benimsediğimiz o fikri geliştirerek sosyal ya da ticari bir projeye de imza atabilirsiniz. Aslında bunu sağlayan düşünme şeklimiz. Düşünce yapımız, günlük hayatımızı, eğitim başarımızı ve kariyerimizi dahi etkiliyor. Her ne kadar sonuç odaklılık kavramının değer gördüğü ve başarı olduğu bir dünyada yaşıyor olsak da “gidiş yolu” muzun hayatımız üzerindeki etkisi düşündüğümüzden daha fazla. STEM eğitimi teorik bilgiyle pratiğin buluşmasını gerçekten hayata geçirebilen az eğitim sisteminden birisi. Bu sistemde bilgisayar, atölye alanı ve ortak çalışma alanı bulunduran laboratuvarlar kuruluyor ve teoride öğrenilenler pratikte tekrar ediliyor ya da bazı kavramlar doğrudan pratik eğitimle tanıtılıyor. STEM laboratuvarları mikroskobik incelemeye ve birkaç gözleme daha olanak sağlayan klasik ilkokul laboratuvarlarından çok daha farklı. STEM laboratuvarları arduino malzemeleri, lego, maker setleri ve 3D yazıcı gibi güncel materyaller barındırıyor. Öğrenciler bu materyallerle yaratıcılıklarını geliştirerek geleceğin mesleklerini belirliyor. 

Sosyal İnovasyon 

İnovasyon teknolojiyle özdeşleşmiş bir kavram olsa da etki alanı teknolojiden daha geniş. Sosyal inovasyon, inovasyonun alt kümelerinden biri. İnovasyon, ağırlıklı olarak ticari kaygı güdüyor ve toplumu ancak dolaylı yoldan etkiliyor. Örneğin hayatımıza akıllı telefonların girmesiyle birlikte bilgiye erişim daha da kolaylaştı. Bu değişim dolaylı olarak toplumun da bilgiyi araştırma, bulma ve yayma alışkanlıklarını değiştirdi. Sosyal inovasyon ise bilindik anlamdaki inovasyondan farklı olarak ticari kaygı gütmüyor ve dolaylı değil, doğrudan toplumsal dönüşümü hedefliyor. Sosyal hayat, tarım, cinsiyet eşitliği gibi çeşitli konulardaki sorunlara çözümler öneriyor ve bu çözümleri uygularken topluma dokunuyor. Toplumsal gelişim sorumluluğunun birkaç halk eğitim merkezi ve kurumlaşmış eğitim kurumları arasında paylaşıldığı bir sistemde sosyal inovasyon standartlaşmış eğitimi çeşitlendirerek, daha yüksek standartlara taşıyor. Farklı disiplinlerde eğitim veren öğrenme merkezleri, iş hayatında cinsiyet eşitliği için yapılan çalışmalar, sokak hayvanları için geliştirilen uygulamalar sosyal inovasyona birer örnek. 

STEM ve Sosyal İnovasyon 

İnovasyon kavramının düşünce sistemiyle ilgili olduğundan bahsetmiştik. Bu düşünce sistemini geliştirdikten ve inovatif bakış açısını kazandıktan sonra bu yetkiyi kullanım alanı tamamen bireyin ya da kurumun kendisine bağlı. Edinilen bilgiyle ticari girişimcilik de yapılabilir; topluma faydalı kar amacı gütmeyen bir proje de geliştirilebilir. Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarındaki etkin eğitim programı ile STEM bireylere araştırıcı, sorgulayıcı, yaratıcı ve aynı zamanda analitik bakış açısı kazandırır. Bu eğitim ile hayata hazırlanan bireyler rahatça proje üretebilir ve fikirlerini toplum faydası için geliştirebilir. Kurumsal firmalar bu tercihi sosyal sorumluluk projeleri için uzun zamandır kullanıyor. Dijitalleşme ve topluma fayda kavramlarını sahiplenen markaların sayısı 2018 yılında önceki yıllara oranla daha fazla arttı. Tüm bu gelişmeler sosyal inovasyonun gelecekte şimdi olduğundan daha önemli bir pozisyona sahip olacağını ve onun için gerekli eğitimi verme kapasitesine sahip olan STEM eğitiminin de daha yoğun kullanılacağını öngörebiliriz.

15 Kasım 2018 Perşembe 12:24:04 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık stem, inovasyon, sosyal inovasyon,

start up

Startup bir iş modelidir. Büyüme aynı zamanda gelişme özelliği taşıyan proje ve girişimlere verilen addır.  

Bir şirketin tamamen startup sayılabilmesi için; bir probleme yönelik çözüm üreten ve bu çözümü uygulayıp çok hızlı bir şekilde gelişen şirketleri anlamamız gerekir. 

Ayrıca çok önemli bir problemin ciddi çözüm bulunması ve bu çözümün hızlıca uygulanıp bütün kullanıcılara yayılmış olması ve çok fazla büyümeyi gerektiren bir durum olması gerekir. 

Her girişim startup değildir. Şirketin startup olarak adlandırılabilmesi için öncelikle teknolojik olarak katma değer yaratması gerekir. 

Aklınızda çok güzel bir fikir var ve bu fikir ile para kazanacağınıza inanıyorsunuz. İlk yapmanız gereken iş kendinize sizin kadar konu hakkında bilgili ortaklar bulmanız. 

Tek kişinin kurduğu girişimler yatırımcılar tarafından pek tercih edilmiyor. Örneğin yazılımsal bir sorun çıktığı zaman dışarda para ile yaptıracağınız bir yazılımı ortağınız olan yazılımcı kadar işine sahip çıkmıyor. Bu da sizin zaman ve para kaybetmenizi sağlar. 

Bir melek yatırımcı da böyle bir riske girerek size yatırım yapmıyor.

 

Bu süreçte iş yapmanın zorluklarını ile karşılaşacaksınız eğer tüm bunları rağmen motivasyonunuzu koruyup projenize inanmaya devam ederseniz başarılı olabilirsiniz. 

Size katkı sağlayacak insanlar bulun ve gelecekte yaşayın! 

Araştırmak ve geleceğin ihtiyaçlarına göre projeler üretmek, sağlam adımlarla ilerlemek en büyük doneler arasındadır. 

Son zamanlarda birçok girişimci henüz ilk aşamada girişimlerini küresel bir bakış açısı ile kurgulayarak faaliyetlerini Türkiye dışında hayata geçiriyorlar. Bu durum uluslararası rekabet ortamında girişimcileri daha doğru ve verimli kanalları kullanmaya zorlayarak, ortaya çıkan projelerin farklı pazarlarda daha sağlıklı büyümesine imkân sağlıyor. 

Berlin ile İstanbul’un startup dünyasına adım atması aynı zamanlara denk gelse de bugün aralarındaki makas bir hayli açık. Teknoloji girişimlerinin gelişmesi için gerekli koşullardan oluşan kriterlere göre hazırlanan Genome Ekosistem sıralamasında Berlin dünyada 7. sırada yer alırken, İstanbul bu listeye giremedi. 

Nedeni ise politik ve ekonomik istikrar, ölçek ekonomisi, girişimci profili ve sosyal yaşamın Berlin’de daha şeffaf olması. 

Başarılı olmak için her zaman zorlayıcı adımlar olacaktır fakat bu sizi yıldırmasın; eğer Bill Gates’te Microsoft’u hayata geçirmeden önce korksaydı şu an sahip olduğumuz teknolojiler ile karşılaşmamış olacaktık.

Startup için olmazsa olmaz kişiler;

Ürün yöneticisi, kodlayıcı, pazarlamacı, Startup ve çevre ilişkileri yöneticilerinin beklentiyi ve yenilikleri karşılayan donanım ve yeteneklere sahip olması gerekir.

11 Kasım 2018 Pazar 15:57:13 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık startup,

inovasyon nedir

Gelişen, dijitalleşen dünya ve değişen teknolojiyle birlikte “inovasyon” kelimesini fazlasıyla duymaya ve hatta kullanmaya başladık. İnovatif fikir, inovatif düşünce, inovasyon çalışmaları vb. kavramlar hemen hemen her yerde karşımıza çıkıyor. 

Peki nedir bu inovasyon? 

İnovasyon, Latince bir sözcük olan "innovatus"tan türemiştir. "Toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması" anlamındadır. 

İnovasyonun Türkçe karşılığı, Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yenilik” ve “yenileşim” olarak yer almaktadır. Türkçe'de "yenilik", "yenileme" gibi sözcüklerle karşılanmaya çalışılsada, anlamı tek bir sözcükle ifade edilemeyecek kadar geniştir. Çünkü "yenilik" ve "yenileme" "inovasyon" sözcüğü ile ifade edilemeye çalışılan kavramın dışında da çağrışımlara yol açmaktadır. 

1995 yılında Avrupa Komisyonu inovasyonu; “dönüştürme süreci sonunda ortaya konan, pazarlanabilir, yeni ya da geliştirilmiş ürün, yöntem ya da hizmet” şeklinde tanımlamıştı.

Dünyaca ünlü yönetim bilimci Peter F.Drucker’a göre ise inovasyon, girişimciliğin bir aracıdır ve refah oluşturmak için yeni bir kapasite meydana getiren kaynakları sağlayan bir eylemdir. 

Özetleyecek olursak; inovasyonun başlangıcı yeni düşüncelerdir fakat yeni olan her şey inovatif değildir. İnovasyon, yeni düşüncelerin ekonomiye dönüşmesidir. İnovasyon; teknolojik inovasyon, organizasyonel inovasyon, pazarlama inovasyonu gibi alt başlıklara sahiptir. Hangi başlık altında olursa olsun inovasyon süreklilik ve bütünsellik göstermelidir. 

İnovasyon Süreci Nasıl İşliyor? 

İlk adım yeni ve yaratıcı bir fikrin ortaya çıkması, ikinci adım ise; emek ve yatırım yaparak ortaya çıkan fikrin ticarileştirilmesidir. Başka bir deyişle ortaya çıkan ürün ya da metodu hizmete dönüştürmektir. 

İnovasyon Neden Önemlidir? 

Çünkü bir ürünü, üretimi, fikri, ihtiyacı geliştirmeye ve değiştirmeye temel oluşturur. Değişen ve gelişen teknoloji ile birlikte bilgiye hızlı ulaşma ihtiyacı ve rakebeti, inovatif yaklaşım ve inovatif kurum kültürünü de önemli hale getirmiştir. 

Yeni ürünlerin geliştirilmesi, yeni düşüncelerin ekonomiye dönüşmesi, pazarın ihtiyacını karşılaması, insan kaynağı sağlaması, bilim-teknoloji-arge ile paralel ilerlemesi, kurum için yönetim süreci oluşturulmasına imkan sağlamaktadır. Pazarda rekabet avantajı sağlarken iş modeli ortaya çıkmasını da sağlar. 

Tüm bunların dışında inovasyon günlük yaşamda insanların refah düzeyini ve yaşam kalitesini de olumlu yönde etkilemektedir. Alanına göre değişmekle birlikte hem kurumlar hem de bireyler için maliyet ve kar avantajı sağlayabilir. Bir ülkedeki inovasyon yapan işletme sayısı ne kadar fazla ise o ülkedeki insanların yaşam şartları da o kadar yüksektir. Aynı zamanda teknolojik ve inovatif fikirlerin hayata geçirilebilmesi için devletin kurumu Kosgeb de vardır.

11 Kasım 2018 Pazar 14:50:07 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık

kodlama eğitimi

Eğitimin güncel teknoloji ile birleştirilmesinin bir örneği olan kodlama eğitimi, her yaştan çocuğun gelişiminde önemli bir rol oynuyor. Programlama olarak da anılan kodlama, bilgisayar veya elektronik devrenin işlem yapabilmesi için yazılan komutlar dizisi.

Kodlama eğimi nedir sorusuna ise çocukların teknik yeteneklerini geliştiren ve analitik düşünebilme becerilerini artıran bir programlama olduğu cevabı verilebilir. Özellikle okul öncesi dönemde kodlama öğrenmek önemli olduğundan kodlama dersleri eğitim müfredatına alınmış durumda. Yazımızın devamında çocuklara verilen kodlama eğitiminin faydalarını görebiliriz.

1. Matematik ve Teknik Becerileri Gelişir

Teknoloji sayıları temel alan bir alandır. Bundan dolayı kodlama ve matematiği birbirlerini tamamlayan iki nokta olarak görmek gerekir. Bilişim teknolojilerinden elektronik cihazlara kadar tüm sistemlerde kodlama, algoritma ile beraber yürür. Kodlama eğitimi anaokulu sürecinde başlarsa çocuklar farkında olmadan matematiği sevecek ve sayısal becerileri de gelişceklerdir.

2. Geleceğin Dijital Dünyasına Hazırlanmalarını Sağlar

4. Endüstri devriminin ardından teknoloji hız kesmeden ilerliyor. Cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimiz ve hatta yaşadığımız şehirlerimiz bile akıllı teknolojilerle donatıldı. Hal böyle olunca yakın gelecekte özellikle bilgisayar mühendislerine yoğun bir talep olacağı açık. Tüm bu sebepleri göz önüne alıp çocuklarına kodlama eğitimi aldıran ebeveynler, onları geleceğe hazırlanırken aynı zamanda kariyerleri için de ilk adımı atmış olacaklar. 

3. Eleştirel Bakabilmelerini Sağlar

Özgürlükçü bir sanat olarak da görülen kodlama, çocukların etraflarında yaşanan olayları anlamlandırırken aynı anda bir eleştiri süzgecinden geçirmelerine de ön ayak oluyor. Kodlama eğitimi amacı gereği karmaşık ve birbirine geçmiş bir durumdan anlamlı bir bütün görebilmeyi de sağlayan bakış açısını kazandırıyor. Böylece çocukların kararlı bireyler olarak yetişmelerini olanaklı kılıyor.

4. Yaratıcı Olup Problemlerin Üstesinden Gelebilme Yeteneğini Kazandırır

Problem çözme ve sorunların üstesinden gelme becerisi kodlama ile kazanılan önemli bir yetidir. Bir sorun olduğunda alternatifler düşünmek ve çıkar yol aramak kodlamanın doğasında var. Okul öncesi dönemden itibaren verilen kodlama eğitimi sayesinde çocuklar pes etmeden cesaretle yeni şeyler denemeyi ve mücadeleci olmayı öğreniyorlar.

5. Yeniliklere Her Zaman Açık Olmalarını Sağlar

Kodlama eğitimi okul öncesi dönemde çocukların hayal güçleri ile kendilerine ait bir dünya yaratmalarına imkân verip onların her zaman yeniliklere açık olmalarını da beraberinde getiriyor. Kodlama öğrenimi ile gelen tasarım odaklı bir düşünme biçimi de bu süreçte oldukça etkili.

11 Kasım 2018 Pazar 14:47:57 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık kodlama eğitimi, çocuklar için kodlama,

Moleküler biyoloji, gözlerimizin göremeyeceği küçüklükte olan canlı organizmaların davranış biçimlerini anlamayı amaçlayan akademik bir çalışma alanıdır. Mikroskobik organizmaları anlamak hastalıklar, canlıları ve insan vücudunda olup bitenleri anlamak açısından oldukça önemlidir. Öte yandan, tıptaki ve teknolojideki hızlı gelişmeler sayesinde bu alandan elde edilen verim de bir o kadar artmış ve tıp ve adli tıp gibi diğer alanlara da taşmıştır. Mikroskobik organizmaların gözle görülmez olmalarının yanı sıra, mikroskop altında bile takip edilmeleri zor olabiliyor.

Manga Moleküler Biyoloji Kılavuzu

Manga Serisi kitaplarından biri olan Manga Moleküler Biyoloji Kılavuzu ise moleküler biyolojinin en temel konularını olabilecek en eğlenceli bir sunumla konunun ilgililerine takdim etmeyi amaçlıyor. Kitabın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise, moleküler biyolojinin karmaşık ve kompleks görünen yanlarının geniş bir görsel destekle sunulması. Böylece, okurları öğretirken sıkmayan ve eğlendiren bir içerik bekliyor.

Manga Nedir

Peki manga nedir? Manga kelimesinin bilinen ilk kullanımı 1770'li yıllara dayanmaktadır. 19. yüzyıl boyunca manga kelimesi özel olarak, üzerinde karikatürler bulunan odun bloklarını (Hyakumenso), özellikle de Hokusai Katsushika'nın(1760-1849) 1819'da yayınlanmış olan ve öğrencilerinin kullanması için kendisinin çizdiği skeç, çizim ve karikatürlerini adlandırmakta kullanılmıştır. Hokusai çizdiği skeçleri iki Çince karakterin ["man" (rasgele) ve "ga"(resim)] birleşiminden oluşan Manga kelimesiyle tanımlamıştır. Manga’nın kökenlerinin bu kadar eskiye dayandırılmasıyla ilgili çeşitli söylentiler olsa da günümüzde hala geniş bir kitleye hitap etmesi manganın çekiciliğini biraz da olsa açıklayabilir.

Moleküler Biyoloji

Moleküler biyolojinin temellerinin manga sanatı ile birleştirilmesi ise oldukça yaratıcı bir fikir. Canlı hücre içindeki malzemeleri (DNA, Protein, Enzim vb.), hücre yapısının işlevini ve hücreler arasındaki etkileşimi manga sanatının görsel çekiciliği ve eğlenceli renkleriyle öğrenmek bu konuda ilgili olanlar için eşsiz bir deneyim olabilir. Çizgi romanları kim sevmez ki? Üstelik moleküler biyoloji deyince gözümüzün korkmasına gerek yok, Aba yayınlarından çıkan bu eğlenceli kitapta bilimin sıkıcı ve zor bir alan olmadığının farkına varacaksınız. Hücrelerin, DNA ve RNA’nın yapılarını, kromozomlar, sarmallar, gen gibi biyolojinin en temel faktörlerini görsel olarak çok canlı bir şekilde canlandırarak kalıcı bir öğrenmeyi deneyimleyeceksiniz.

Manga Moleküler Biyoloji kitabını hemen satın al
3 Kasım 2018 Cumartesi 14:35:03 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık manga moleküler biyoloji, biyoloji, moleküler biyoloji,

Astronominin farklı bilim alanlarına göre farklı tanımlamaları bulunmaktadır. Genel olarak gök bilimi olarak bilinse de fen bilimlerindeki terimi; uzay ve uzay cisimlerini, gök cisimlerinin özelliklerini ve birbirleriyle ilişkilerini inceleyen bilim dalı olarak geçer. Sosyal bilimler terimi olarak; gök cisimlerinin konumlarını, hareketlerini, birbirlerine olan uzaklıklarını ölçülmesini, bunların fizik ve kimya bakımından yapılarını anlatan bilim dalı.

Geçmişten Günümüze Astronomi

Astronomi sözcüğünün kökeni eski Yunancadaki astron ve normos sözcüklerinden gelmektedir. Yıldızların yasası veya yıldız bilimi anlamına gelmektedir. İnsanlığın ilk zamanlarından itibaren geçmişe baktığımızda, ilk ilişkilenmeleri her zaman yıldızların ve gökyüzündeki diğer gezegenlerin hareketlerini izleyerek olmuştur. Bu hareketlere göre tarımlar yapılmış, zaman ve mevsimler daha iyi incelenebildi, ayinler gerçekleştirilmiş, tapınaklar inşa edilmiş ve bazı gökyüzü haritaları oluşturulmuştur. Günümüzde halen bu alandaki ilerlemeler geçmişten getirilen bilgilerin üzerine kurulmuştur. Artık gökbilimi de fen bilimleri, sosyal bilimler ve tıp bilimleri gibi bir bilim alanı olarak kabul görmektedir. Bilimin de gelişmesiyle birlikte Astronomi alanında kullanılan araçların sayısı da artmaya başladı. İlk astronomlar eskiden gökyüzünü çıplak gözle gözlemlerken, günümüzde modern astronomlar ise büyük gözlem evlerinde gelişmiş teleskoplarla araştırmalar yürütürler.

Yazar Hakkında

Aba yayınlarından çıkan Astronomi 1 kitabının yazarı Levent Kurnaz doktorasını yurtdışında tamamladıktan sonra Türkiye’nin en iyi üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesi’nin fizik bölümünde öğretim üyesi olarak göreve başlamıştır. Yazar, bu konuya olan derin ilgisi sayesinde bulunduğu üniversitede sosyal bilimler için bir astronomi bölümü açmıştır.

İçerik

Aba yayınlarından çıkan Astronomi 1 kitabında, günümüz bilimlerinin astronomi biliminden nasıl faydalandığını, kümülatif şekilde biriken bilgi birikimin insanların günlük yaşamlarını nasıl etkilediğini ve gerekli bilgilere sahip olunduğunda insan hayatını organize etmekte nasıl efektif şekilde kullanıldığını görebilirsiniz. Ek olarak, gezegenlerin hareketlerine bağlı olarak burçların nasıl şekillendiğini ve insan kimyasının bu hareketlerden nasıl etkilendiğini bilimsel verilere dayanarak öğrenebilirsiniz.

2 Kasım 2018 Cuma 12:02:14 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık astronomi, levent kurnaz,

Son yıllarda sınıflarda, laboratuvarlarda, akademik mecralarda kullanılan Arduino küçükten büyüğe her kesimin popülaritesini kazandı. Bu yazımızda arduinonun ne olduğu ne için kullanılabileceği ve çeşitlerinin neler olduğunu hep birlikte görebiliriz.

1. Arduino Nedir?

Arduino en temel anlamıyla programlanabilir elektronik bir karttır. Bu kartın üzerinde dijital ve analog giriş/çıkış pinleri bulunmaktadır. Bunların yanında küçük bir mikro işlemci, güç girişleri, güç LED indikatörü ve voltaj regülatörü gibi komponentler mevcuttur. Üzerinde bulunan pinler en basit şekilde anlatmak gerekirse, bir LED yakmak, bir motor çalıştırmak, bir sıcaklık ölçmek ve bir mesafe ölçmek gibi bir devre oluşturulmasında kullanılmaktadır.

2. Arduino Kartları ve Modülleri

Piyasada çok geniş yelpazede Arduino ürünleri bulunmaktadır. Bu ürünleri 4 başlık altında toplamak mümkündür. Öncelikle farklı amaçlar için geliştirilmiş çeşitli arduino kartları bulunmaktadır. Arduino Uno , Arduino Mega ve Arduino Leonardo en çok bilinenler arasındadır. Projeleriniz için modüller de gereklidir. Örneğin mesafe ölçümü için ultrasonik sensör modülü, otomatik araba projeniz için engel algılama sensör modülü, ışık algılamak için fotoresistör modülü kullanmanız gerekir.

3. Arduino Shield ve Arduino Setleri

Arduino kartlarının üzerine takabileceğiniz ve arduinoyla ortaklaşa çalışan ek donanımlar ise Shield olarak tanımlanmaktadır. Mesela, arduinonuza telefonunuzdan/bilgisayarınızdan bağlanmak için Arduino bluetooth shield, arduinonuz ile tweet okumak için Arduino ethernet shield , bir motor sürmek için Arduino motor sürücü shield , projenizi daha da büyütmek için Arduino genişletme shield’ı kullanılması gerekir. Arduino set çeşitleri yeni başlayanlar ve çok vakti olmayanlar için faydalıdır. Gerekli çoğu ürünü içeren bir Arduino başlangıç seti ve hazır bir robot kiti size güzel imkanlar sunabilmektedir.

4. Arduino Kodlama

Arduino sadece fiziksel bir kart da değil, ayrıca açık kaynak kodlu bir platformdur. Bütün yazılımcıların, hobi sahiplerinin faydalanabileceği ve katkı yapabileceği bir ortam sunmaktadır. Açık kaynak kodlu olması, kolay kodlanabilir olması ve bu kartla uyumlu çalışan birçok sensör olmasından dolayı epey rağbet görmektedir. Kodlama yapabilmek ve bu yazdığınız kodla devrenizi çalıştırmak için Arduino programlama dilini bilmeniz ve arduinonun resmi sitesinden yazılımını indirmek gerekmektedir. Programlama dili C diline az da olsa aşina olan herkese çok kolay gelecektir.

5. Arduino Proje

Elbette her işte olduğu gibi Arduino projelerinde de en baştan başlamak gerekir. Arduino yazılımın içerisinde ve resmî web sitesinde öğretici hazır kodlar ve devre şemaları bulunmaktadır. Kodlamada ilk yazılan kodun Hello World (Merhaba Dünya) olduğunu herkes bilir. Arduino’da da ilk yapılan proje Blink (bir LED’i belirli aralıklarda yakıp söndürme) projesidir. Bu maker’lar için küçük bir adım ama daha büyük Arduino projeleri için ilk adımdır.

İlgili kitaplar: Arduino Proje El Kitabı ve Scratch ile Arduino
29 Ekim 2018 Pazartesi 14:57:10 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık arduino, ardino giriş, temel düzey arduino,

Maker Özellikleri

Maker Movement ya da Türkçeye çevrilen haliyle Maker Hareketi, teknolojinin kendin yap kültürüyle birleştiği noktadan doğmuş akıma denilmektedir. Model uçak modelleri, elektronik devrelerin kullanıldığı araçlar, 3D yazılarda üretilen her türlü nesne ve basit düzeneklerden oluşan teknolojik aletler maker hareketiyle yapılmış sayılıyor. Dünya çapında hızla yayılan bu akıma katılan ve ortaya kendi yaptıkları ürünleri çıkaran kişilere de maker denilmekte. Makerlar tüketimden ziyade üretime yoğunlaşan ve merak duygusu oldukça yüksek insanlardan oluşuyor.

Makerların toplandıkları ve birlikte eğlenceli ve yaratıcı işler yaptıkları ortamlar makerspace veya hackerspace olarak isimlendiriliyor. Makerların yaptıkları işleri sergiledikleri Maker Faire panayırları gibi oldukça eğlenceli ortamları da bulunuyor. Peki iyi bir maker nasıl olunur? Bir makerin sahip olması gereken özelliklerin neler olduğunu öğrenmek ve maker hareketi nedir sorusunu daha da iyi anlamak adına yazımızın devamını inceleyebilirsiniz.

1. Tüketmek Yerine Üretin

Fikirlerinizi ürüne dönüştürmenin en iyi yolu küçük büyük demeden sürekli üretmeye çalışmaktır. Üretirken hata yapmaktan da çekinmeyin. Hatalar sizin doğru yolu bularak daha iyi işler yapmanızı sağlayacaktır. Sorundan ziyade çözüme odaklanarak üretmek ve ürettikleriyle mutlu olmak maker olmanın en temel özelliklerinden biridir.

2. Paylaşmanın Erdemine Varın

Üretmek sadece bir nesnenin meydana getirilmesi olarak düşünülmemelidir. Üretimde bütüne ve sonuca ulaşmak için aynı zamanda yardımlaşma ve bilgilerin paylaşılması da gerekiyor. Başkalarına yardımcı ve paylaşımcı olmak özellikle yeni başlayanlar için oldukça faydalıdır.

3. Yaratıcı Fikirler Üretin

Üretmenin en temel adımlarından biri fikir konusunda yaratıcı olmaktan geçiyor. Değişim ve yenilenmeden korkmada alternatifler aramak, hayatı kolaylaştıracak üretimler yapmak son derece keyifli bir durum. Yapılacak sayısız şeyin arasından yeni fikirler bulmak keşfederken eğlenmenizi de sağlayacaktır.

4. Öğrenmeye Açık Olun

Yapmanın koşulu öğrenmekten ve donanımlı olmaktan geçiyor. Öğrenmeyi hiçbir zaman bitmeyen bir süreç olarak görmelisiniz. Yeni teknikler, işlem ve metotları öğrenmek, farklı malzemeleri bir araya getirmek için öğrenmeye açık olmak gerekiyor. Öğrenmeyi kolaylaştırmak için ayrıca yapacağınız projelerde kullanacağınız araçlardan ihtiyacınız olanları almalı ve onları kolay ulaşabilmelisiniz.

5. Araştırın ve Temas Kurun

Fikirlerinizi ve öğrendiklerinizi gerçekleştirmek için ihtiyacınız olanları belirlemelisiniz. Malzemeler, öğrenmeniz gereken programlar ve daha birçok ayrıntı için iyi bir araştırma yapmak gerekiyor. Tüm bunlara ek olarak diğer makerlarla birlikte projeler yapmak, maker atölyesi ve seminerlere katılmak da araştırma ve üretme süreçlerinde oldukça faydalı olacaktır.

26 Ekim 2018 Cuma 14:03:20 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık maker, yaratıcılık, maker özellikleri,

Maker Alanları

Son yıllarda oldukça popüler olan maker atölyelerine paralel olarak maker alanlarının sayısı da artıyor. Peki hangi atölyeler maker alanları olarak tanımlanabilir? Maker alanları yaratıcılık yönünü geliştirir mi? Maker çocuk dendiğine göre maker sadece çocuklara göre mi? Bu yazımızda maker alanlarını tanımlayarak bu sorulara cevap vereceğiz.

Maker alanlarını çeşitli araç ve gereçler kullanılarak prototip yaratılan mekanlar olarak tanımlayabiliriz. Ancak her maker atölyesi büyük çaplı bir ürünün prototipini üretmek zorunda değil. Kompleks ürünler yerine daha sade ürünler ortaya çıkaran 1-10 kişi arasında değişen üye sayısına sahip atölyeler de bulunuyor. Buradan hareketle, maker atölyeyi tanımlarken kullanılan araçlardan ziyade çıkan ürünün meydana geliş biçimi incelenmeli. Kişisel ilgi ve yeteneklere alan açan, katılımcıların yaratmak, icat etmek, keşfetmek ve bulmak amaçlarıyla bir araya geldiği mekanlara maker alanı diyebiliriz.

Çeşitli araçları tanımak, farklı yöntemleri buluşturmak ve tüm bunlardan faydalanarak yeni bir şey üretmek üzerine kurulu olan bu alanların yaratıcılık üzerinde olumlu etkisi olduğu açık. Maker atölyeleri özellikle, öğrenmeye ve üretmeye en açık yaş gruplarına dahil olan gençler ve çocuklar için gereken keşfetme hevesinin ve motivasyonun kaynağı. Katılımcıların akıllarındaki fikirleri kolayca somutlaştırmasına yarayan 3D yazıcı gibi araçlar Maker alanlarında herkesin kullanımına açık. Bu araç ve gereçlere kolay erişim imkanı katılanlara üretmemek için herhangi bir sebep bırakmıyor. Hatta bu araçların yaş gruplarına özel tasarlanmış olanlarını da bulmak mümkün. Örneğin bazı maker atölyeleri çocuklar için 3d yazıcı bulunduruyor.

Neredeyse hiç sınırlama olmaması maker alanlarının yaratıcılığı artırmasının bir diğer sebebi. Standart eğitimdeki gibi pastel ya da sulu boya gibi tek bir araçla sınırlandırılmayan, istenilen sayıda araç ve gerecin farklı kombinasyonları kullanılarak sürdürülen üretim aşaması katılımcının zihnini açar ve onu bilindik sınırların ötesinde düşünmeye zorlar. Bir maker atölyesi çoğu kişinin kulağına çocuk atölyesi gelse de maker atölye bundan çok daha fazlası. Basit el işi araç gereçleriyle yapılan atölyelerin yanı sıra “kodlama nedir” sorusunu soran ve cevaplayan, yazılım projelerine yer veren atölyeler de mevcut. Çocuklara kodlama eğitimi vermek ve çocuklar için arduino kursları bulmak da mümkün. Maker atölyeleri sahip olduğu bu imkanlarla geleceğin teknoloji liderlerinin de düşünme biçimini şekillendirir.

23 Ekim 2018 Salı 12:09:56 Europe/Istanbul By Aba Yayıncılık maker, yaratıcılık, maker alanları,